Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer
Psikoloji; İletişim, İlişkiler
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer
Psikoloji; İletişim, İlişkiler
Blog & Duyurular

“Yeni Yıl, Yeni Ben” Hedeflerinizi Neden Sabote Ediyorsunuz?

23 Ocak 2026
“Yeni Yıl, Yeni Ben” Hedeflerinizi Neden Sabote Ediyorsunuz?

Her Ocak ayında toplumun bize dayattığı “yeni bir başlangıç” illüzyonuyla karşı karşıya kalırız. Sosyal medya akışlarımız, değişimi hemen şimdi kucaklamamız gerektiğini haykıran yeni yıl kararları ile dolar. Ancak bu yoğun değişim arzusu, çoğu zaman beraberinde getirdiği baskı nedeniyle başlamadan biter. Peki, neden kendimiz için iyi olanı isterken, bir yandan da gerçekçi hedefler koymak yerine kendimizi imkansızın peşinde koşarken buluyoruz?

Bu durumun temelinde genellikle motivasyon eksikliği değil, psikolojik bariyerler yatar. Değişim süreci, zihinsel bir hazırlık ve şefkat gerektirir; ancak biz çoğunlukla kendimize acımasız bir yargıç gibi yaklaşırız. Bu yazıda, hedeflerinize ulaşmanızı engelleyen o görünmez duvarları, yani self sabotage (kendi kendini sabote etme) ve mükemmeliyetçilik kavramlarını derinlemesine inceleyeceğiz.

1. Mükemmeliyetçilik Tuzağı

Mükemmeliyetçilik, çoğu zaman bir kalite göstergesi veya yüksek standartlara sahip olmak gibi övülen bir özellik olsa da, ruh sağlığı açısından ciddi bir tuzaktır. Psikolojik araştırmalar, “ya hep ya hiç” düşünce yapısının, bireyleri eylemsizliğe sürüklediğini göstermektedir. Bir şeyi “mükemmel” yapamayacağımıza inandığımızda, onu hiç yapmamayı tercih ederiz. Örneğin, haftada 5 gün spora gitme hedefi koyup, bir gün gidemediğinizde tüm programı bıraktığınız oldu mu? İşte bu, mükemmeliyetçiliğin size kurduğu en büyük tuzaktır.

Bu zihniyet, yeni yıl kararları alırken çıtayı ulaşılmaz bir noktaya koymamıza neden olur. Hedef, gelişimden ziyade hatasız bir performansa dönüştüğünde, kaygı seviyesi artar ve performans düşer. Akademik çalışmalar, “öz-eleştirel mükemmeliyetçiliğin” (self-critical perfectionism), hedefe ulaşma sürecinde depresif belirtileri artırdığını ve ilerlemeyi durdurduğunu ortaya koymaktadır.

İnceleyin: İçimizdeki Yaralı Çocuğu İyileştirmek: Yetişkinlikte Duygusal Onarım

2. Kendi Kendini Sabote Etme (Self-Sabotage) Nedir?

Self sabotage, bireyin kendi hedeflerine ulaşmasını bilinçli veya bilinçdışı yollarla engellemesidir. Bu durum kulağa mantıksız gelebilir; insan neden kendi başarısını engellesin? Ancak psikolojide bu davranışın altında genellikle “egoyu koruma” mekanizması yatar. Eğer gerçekçi hedefler koyup başarısız olursanız, bu yeteneksiz olduğunuz anlamına gelebilir. Ancak görevi erteler, kendinizi sabote eder ve sonunda başarısız olursanız, “zaten yeterince uğraşmamıştım” bahanesine sığınabilirsiniz.

Bu savunma mekanizması, korkudan beslenir. Başarı korkusu, başarısızlık korkusu veya konfor alanından çıkma korkusu, bizi bildiğimiz mutsuzluklara hapseder. Kendi kendini sabote etme davranışları genellikle erteleme, kendine aşırı yüklenme veya hedefleri belirsiz bırakma şeklinde kendini gösterir.

3. “Yeterince İyi” Kavramıyla Barışmak

Modern psikolojinin en iyileştirici kavramlarından biri “yeterince iyi” (good enough) olmaktır. Bu kavram, vasatlığı övmek değil, insan olmanın getirdiği sınırları kabul etmektir. Mükemmeliyetçilik bizi sürekli bir eksiklik hissine hapsederken, “yeterince iyi” yaklaşımı sürdürülebilir bir gelişimi destekler.

Yeni yıl kararları alırken “en iyi versiyonunuza” ulaşmak zorunda değilsiniz. Sadece dünden biraz daha iyi veya farklı olmak yeterlidir. Kendinize şefkat göstermek, başarısızlık anlarında kendinizi cezalandırmak yerine durumu analiz edip yola devam etmenizi sağlar. Araştırmalar, kendine şefkat duyan bireylerin, başarısızlık sonrası toparlanma (resilience) kapasitelerinin çok daha yüksek olduğunu göstermektedir.

İnceleyin: Dijital Detoks: Sosyal Medya Kıyaslamasından Özgürleşmek

4. Gerçekçi Hedefler Neden İrade Gücünden Daha Önemlidir?

İrade gücü sınırsız bir kaynak değildir; tıpkı bir kas gibi gün içinde yorulur ve tükenir. Bu nedenle sadece iradeye güvenerek alınan kararlar sürdürülebilir değildir. Gerçekçi hedefler, irade gücüne binen yükü azaltır. Hedefleriniz ulaşılabilir, ölçülebilir ve zamana yayılmış olduğunda, beyniniz her küçük başarıda dopamin salgılar ve bu da motivasyonunuzu canlı tutar.

Büyük ve soyut hedefler (örneğin: “Bu yıl çok sağlıklı olacağım”), belirsizlik yarattığı için self sabotage mekanizmasını tetikler. Bunun yerine “Her gün bir öğüne sebze ekleyeceğim” gibi somut ve küçük hedefler, beynin tehdit algısını devre dışı bırakır ve eyleme geçmeyi kolaylaştırır.

5. Başarısızlık Korkusu ve Erteleme İlişkisi

Erteleme (procrastination), sanılanın aksine bir zaman yönetimi sorunu değil, bir duygu yönetimi sorunudur. Yapılacak işin bizde uyandırdığı kaygı, yetersizlik hissi veya mükemmeliyetçilik baskısı o kadar büyüktür ki, o hisden kaçmak için işi erteleriz. Yeni yıl hedeflerini sürekli “Pazartesi’ye” bırakmanın altında yatan temel neden budur.

Bu döngüyü kırmanın yolu, duyguyu fark etmekten geçer. Kendinizi ertelerken yakaladığınızda, “Şu an hangi duygudan kaçıyorum?” sorusunu sormak, self sabotage döngüsünü kırmak için atılacak ilk adımdır.

İnceleyin: Yeni Yıl Kararlarını Neden Tutamıyoruz? Beyninizi 2026’ya Programlayın

6. Yeni Bir Başlangıç İçin Zihinsel Esneklik

Yeni yıl, takvimde bir yaprak değişiminden ibarettir; asıl değişim zihinsel esneklik kazanıldığında başlar. Katı kurallar ve acımasız özeleştiriler yerine, esnek planlar ve yapıcı iç konuşmalar geliştirmek gerekir. Gerçekçi hedefler belirlerken, hayatın getireceği sürprizlere ve aksiliklere pay bırakmak, hedefe giden yolda kalıcılığı sağlar.

Unutmayın, hedefleriniz sizin değerinizi belirlemez; onlar sadece gitmek istediğiniz yönü gösteren pusulalardır. Pusula bazen sapabilir, önemli olan rotayı tekrar oluşturabilme şefkatini kendinize göstermenizdir.

Ancak, bu yaklaşımlar bireysel olarak değil, uzman bir hekim kontrolünde ve yönlendirilmesiyle uygulanmalıdır. Psikolojik destek çalışmaları yalnızca alanında uzmanlaşmış klinik psikologlar tarafından yürütülmeli, fizyolojik yöntemler ise ilgili sağlık profesyonellerinin önerileri doğrultusunda değerlendirilmelidir.


Akademik Kaynaklar ve Okuma Önerileri:

  1. Powers, T. A., Koestner, R., & Topciu, R. A. (2005). Implementation intentions, perfectionism, and goal progress: Perhaps the road to hell is paved with good intentions. Personality and Social Psychology Bulletin.
  2. Berglas, S., & Jones, E. E. (1978). Drug choice as a self-handicapping strategy in response to noncontingent success. Journal of Personality and Social Psychology.
  3. Norcross, J. C., et al. (2002). Auld lang syne: Success predictors, change processes, and self-reported outcomes of New Year’s resolvers and nonresolvers. Journal of Clinical Psychology. 
  4. Baumeister, R. F., & Heatherton, T. F. (1996). Self-regulation failure: An overview. Psychological Inquiry.