Omuz Ağrısı Tedavisi

BU SENDROM UYKU BOZUKLUĞUNA BİLE NEDEN OLUYOR.
Özellikle 25 yaş altı gençlerde görülen omuz sıkışması sendromu, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor.
Omuz sıkışma sendromu toplumun yüzde 16-40’ını etkiliyor. Bu sendroma boyama, marangozluk, yüzme, depolama, ev onarımı gibi kolunu sürekli ve kuvvet gerektirecek şekilde baş üstünde kullananlarda sık rastlanıyor.
25 YAŞ ALTI:
Birinci fazda; şişlik, yanma, iltihaplanma ve kanama oluşur. 25 yaş altı genç ve atletik bireylerde görülür. Omuzun kemik ya da yumuşak dokusunda hiçbir radyolojik değişiklik yoktur fakat eklem aralığı değişmiştir, geri dönüşümlü bir lezyondur. Tetikleyici hareketlerden kaçınıldığında hastalık hafifler.
25-40 YAŞ ARASI:
İkinci faz, fibrozis (bağ doku iltihabı) ve tendonit (tendonun iltihabı) oluşur. 25-40 yaş arası aktif bireylerde görülür. Omuz manşetinde rahatsızlık hissi, skar ve kas liflerinde ayrılma vardır. Daha kronik ve tekrarlayıcı karakterdedir. Geri dönüşümlü olabileceği gibi hasar da bırakabilir, omuzdan farklı sesler duyulabilir.
40 YAŞ ÜZERİ:
Üçüncü fazda kemikte dejenerasyon ve tendonda yırtık olur. 40 yaş üzeri bireylerde görülür. Omuz kaslarında kısmi ya da tam kat yırtığı oluşabilir. Kas hareketlerinde zayıflık, kemikte ekstra oluşumlar görülebilir.
SIKIŞMA SENDROMUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Sıkışma sendromunun çeşitli belirtileri var. En çok bilinen belirtiler omuz üzerine yatamama, baş üstü yapılan aktivitelerde kısıtlanma ve gece uykudan uyandıracak tarzda ağrı. Bunlara psikolojik sorunlar ve uyku bozuklukları da eklenebilir.

TEDAVİSİ VAR MI?
Sıkışma sendromunda standart tek bir tedavi tekniği bulunmuyor. Analjezik ilaçlar, kortikosteroid enjeksiyonu, soğuk uygulama, yumuşak doku mobilizasyon teknikleri ve çeşitli egzersiz formları, manipulasyon ve cerrahi tekniklerden oluşan birçok yaklaşım bulunuyor.
Profesyonel spor yapanlar için tedavinin ileri aşaması için özel eğitim ve yaptığı spora göre egzersizlerden oluşan fonksiyonel tedavi uygulanabilir. Bütün bu tedavilerin amacı ortopedik teknikleri kullanarak, ağrıyı azaltmak ve fonksiyonu tekrar restore etmektir.

MANUEL TEDAVİ YENİDEN YAPILANMAYI SAĞLIYOR;
Omuz sıkışma sendromunda çok etkin olan manuel tedavi diğer bilinen adıyla chiropraksis çok eski bir yöntemdir. Manuel tedavinin genel amacı yeniden yapılanmayı sağlamak, oluşan yapışıklıkların açılmasını hızlandırmak ve dokunun iyileşme kapasitesini arttırarak kişinin günlük veya spor yaşantısına dönüşünü hızlandırmaktır.
Manipulatif tedavinin yumuşak dokulardaki (kas, bağ, tendon, eklem kapsülü, cilt) kısalan yapıların uzaması, problemli bölgeye kan akışının artması gibi birçok olumlu etkisi vardır.

77 HASTA ÜZERİNDE UYGULANDI;
Manuel tekniklerin etkinliğini araştırmak üzere Hacettepe Üniversitesi'nde 77 omuz sıkışma sendromu hastasında araştırma yaptığını söyleyen Dr. Şenbursa, ulaştığı sonuçlar hakkında ise şunları aktardı:
Hastalar 8 seans manuel tedavi veya egzersiz tedavisi almıştır. 2 senelik çalışmanın sonucu; uygulanan bütün teknikler hastaların ağrı ve hareket kapasitesi üzerinde etkin sonuçlar verdiğini göstermiştir. Kısa sürede etkili olan manuel tedavi, uzun süre etkilerini devam ettirmektedir.

Kaynakça:
Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa

Refleksoloji, bugün tamamlayıcı tıp olarak yer almaktadır. (GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI REFLEKSOLOJİ YÖNETMELİĞİ 27 EKİM 2014 TARİHİNDE RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE KONULMUŞTUR.)

Kürşat Şahin YILDIRIMER
Uzman Sosyolog-Refleksolog
+90 532 603 30 06